Bugün 14 Temmuz 2026 Salı
İstatistik Almanak Foto Galeri Anılar Etkinlikler Kitap Kan Bankası İletişim
Devre Devrenizi girin.
Boş bırakırsanız tüm devre moderatörlerini listeler.
Hoşgeldiniz. Üye Girişi
Aramalar



kitap.Sultanî.com hocalar.Sultanî.com tambur.Sultanî.com Galatasaray Dergileri Arşivi
Kısa Yoldan
Şehitlerimiz
Mektepli Müdürlerimiz
GSD - Başkanlar
GSK - Mektepli Başkanlar
GEV Mütevelli
Yardımlaşma Vakfı Mütevelli
AGBD - Başkanlar

Üyelik İstatistikleri
Kan grupları

Mekteb-i Sultanî 13. Sınıf
Toplam Kayıt: 17525   Vefat: 4939   Devresi Belirsiz:273
Günlük Köşe Yazısı (Arşiv): 17919   Köşe Yazarı: 74
Kitap (Arşiv): 1133   Kitap Yazarı: 349   Foto (Arşiv): 4737   Kan Grubu: 5193

Galatasaray Lisesi Galatasaray Lisesi

İki Kitap      / Tüm Kitaplar      / Yeni Kitap

2014 Erik Yayınları Cappadocian Wines - (2014 Erik Yayınları)
MURAT YANKI
2014 Erik Yayınları

From the time I settled in Cappadocia that is known as a land of marvels with all the amazing rock formations, the question I asked to myself was; why my Turkish ancestors have left nothing written to our time despite the fact that they have been living on these lands for almost one thousand years. This idea pushed me to do the opposite, so to write a book, but not a novel, a multi purpose book with a deep historical emphasis as well. My sole aim by doing this, has been to leave a written document to future, by taking notes about the past and present. Being aware of the fact that wine is one of the oldest companions of mankind, I have decided to write a wine guide about Cappadocia. The existence of wine culture in a region is also a proof of how old its history goes back. In this meaning wine goes hand in hand civilisation. This is vey true for broader Cappadocia that covers Hatti and Hittite lands where the oldest findings obtained in archaeological digs are 5000 year old wine related items. And this makes Cappadocia the oldest vinicultural region of Turkey and one of the oldest in the World. (Tanıtım Bülteninden)

İstanbul / Kasım 2006 Alfa Yayın Grubu Türk Popüler Tarihinde ilkler - (İstanbul / Kasım 2006 Alfa Yayın Grubu)
Kemal Cenk Sarıoğlu
İstanbul / Kasım 2006 Alfa Yayın Grubu

 “Bugün hayatın akışı içinde karşılaştığımız birçok olay, kullandığımız birçok aygıt bizi şaşırtmaktan uzak. Öyle ki, çok kısa bir süre önce günlük yaşamımıza giren cep telefonundan önce nasıl haberleştiğimizi hatırlamıyoruz bile”  sözleriyle kitaplarına giriş yapan Altun ve Sarıoğlu, gündelik yaşamımız içinde içselleştirdiğimiz nesnelerin bir başlangıç tarihi olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu bağlamda geleceği daha net görebilmek için iyi ve kötü yanlarıyla gündelik hayatımızın da tarihini bilmenin zorunlu olduğunun altı çiziliyor.

Tarihin sayfaları arasında unutulmuş, bir kısmı kayıt altına dahi alınmamış olan “ilkleri” gün ışığına çıkararak eğlenceli ve eğitici bir şekilde sunmanın amaçlandığı kitap, “Araba Sevdası” , “Bu Maçı Alıcaz” , “Girişimcilik Tarihimiz” , “ Dördüncü Kuvvet Medya” , “Ekonomi Tıkırında” , “Foto Şip Şak” , “Havada Karada Denizde” , “Haydi Eller Havaya” , “Modayı Yakından Takip Ederiz” , “Memleket Meseleleri”, “Okumayı Çok Severiz” , “On Dakika Ara” konu başlıklarını taşıyan 12 bölümden oluşuyor.

Kitabın birinci bölümünde Osmanlı döneminde, ilk otomobilin “İstanbul sokaklarının otomobil işlemesine müsait olmadığı,” gerekçesiyle kente girişinin yasaklanmasından seri olarak üretilen ilk otomobil Anadol’a kadar geçen süreç anlatılıyor. Bu süreçte ilk taksi, ilk dolmuş ve ilk trafik kazasını okurken  ilk otomobil yarışını ve ilk kadın otomobil yarışçısı olan Samiye Morkaya ile tanışıyoruz. Bolulu ahşap ustası Satılmış Şahin ise ilk otomotivci olarak 1940’lı yıllarda kamyonları otobüsleştirerek Türkiye’de bir ekol yaratıyor.

“Bu Maçı Alıcaz” adlı ikinci bölümde, ilk Türk futbolcusunun adını, futbolda gerçekleşen ilk transferi, ilk Milli maçta kiminle mücadele edildiğini, 1950’lerde yeşil sahaya çıkan kadınların futbol serüvenini, Türkiye’nin ilk spor spikerini ve Türkiye’nin ilk sporcu başbakanının Recep tayip Erdoğan olmadığını öğreniyoruz.

Kitabın üçüncü bölümünde Cumhuriyet’in ilk şekerinden, Gripin’e, makinelerin mucidi olan Kâmil Tolon’dan, “Bira bu kapağın altındadır” sloganı ile tekel’den özel sektöre kadar girişimcilik tarihimiz gözler önüne seriliyor.

Dördüncü bölümde, ilk radyonun, ilk televizyonun ve ilk özel televizyonun yayın süreçlerini, gazetecilerin mahkemelere ne zaman alınmaya başlandığını, yargılanan ilk kadın gazeteciyi, Anadolu’nun günün gününe ilk ne zaman gazete okumaya başladığını ve aslında Güzin Abla’nın basının ilk dert ortağı olmadığını öğreniyor, Adalet Cimcoz’un kaleminden çıkan şehir dedikodularını buluyoruz.

“Ekonomi Tıkırında” adlı bölümde ilk dış borcun hangi ülkeden alındığı, ilk bankanın adı ve ilk profesyonel banka soygunu, ilk yolsuzluk davası ve IMF ile ilk tanışma anlatılıyor. Bu arada ilk Alamancıların 1960’lı yıllarda değil daha yüzyılın başında Almanya’ya gittiğini, “Türkiye’yi Küçük Amerika” yapmak isteyenlerin Demokrat Partililer değil, CHP’lilerin olduğunu öğreniyoruz.

Kitabın altınca bölümünde, Türkiye’nin fotoğraf macerasındaki sürece değiniliyor. Peçesiz ilk fotoğraf çektiren ilk Müslüman Türk kadınının başına gelenleri öğreniyor, ilk kadın fotoğrafçıyı ve ilk foto muhabirini tanıyoruz.

Kitabın yedinci bölümünde, dünyanın ilk arabalı vapurunun bir Türk tarafından yapıldığını öğrenip gurur duyarken, ilk Türk uçağını yapan Vecihi Hürkuş’un ibretlik yaşam öyküsü herkesin dikkatini çekecek nitelikte.

“Haydi Eller Havaya” adlı sekizinci bölümde Türkiye’de ilk balonun ne zaman yapıldığı, ilk diskoteğin ne zaman açıldığı ve ilk pop starın kim olduğu anlatılıyor. Peki, ilk küçük şarkıcı hangi ünlünün oğluydu?

“Modayı Yakından Takip Ederiz” adlı bölümde festen şapkaya, ilk yerli malı defileden tesettür modasına, kot’tan blucine kadar Türkiye’nin geçirdiği kıyafet süreci gözler önüne seriliyor.

“Memleket Meseleleri” adlı onuncu bölümde ilk siyasi açlık grevine ve türban krizine yer verilirken aslında CHP’nin her ne kadar 1960’lı yıllarda “Ortanın Solu”na sahip çıkmış olsa da aslında, 1930’lu yıllarda “Ortanın solu” olmakla suçlandığına tanık oluyoruz. Ya “N’olacak bu memleketin hali?”nin ilk karikatürünü kim çizdi?

Peki, roman hayatımıza nasıl girdi? İlk polisiye roman nasıl bir “hayırlı” işe hizmet etti? İlk müstehcen romanımız yazarına neye mal oldu?  Bu soruların yanıtlarının bulunduğu on birinci bölümde, ilk kadın yazarı kimin belirlediğini ve ilk aydın intiharını okuyoruz.

Kitabın “On Dakika Ara” adını taşıyan son bölümünde ise ilk film gösterisinden sansüre takılan filme kadar sinemanın Türkiye seyircisiyle buluşma süreci anlatılıyor.

Şafak Altun ve Cenk Sarıoğlu akıcı, anlaşılır ve eğlenceli bir dil kullanmalarının yanı sıra dönemi zihnimizde canlandırmamızı sağlayan resimlerle de kitabı güçlendiriyorlar. Bu kitap elinizin altında bulundurabileceğiniz arşiv niteliği taşıyor.

hocalar.sultani.com


Tasarım, programlama ve barındırma: Galatasaraylılar Derneği © 2026 Galatasaraylılar Derneği. Tüm hakları saklıdır.