|
|
|
Esir Şehrin İnsanları - (- Adam)
Kemal (İsmail Kemalettin) Tahir DEMİR
- Adam
Kemal Tahir'in Mütareke dönemi aydınlarını anlattığı 'Esir Şehir' üçlemesinin ilk kitabı olan Esir Şehrin İnsanları'nda Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'daki sivil aydınların durumu ele alınır. İmparatorluk ordularının yenilgiyi kabullenip silahlarını teslim ettikleri bir dönemde aydınların en umutsuz koşullar altında savaşı üstlenişleri anlatılır. Üçlemenin öbür kitapları Esir Şehrin Mahpusu ile Yol Ayrımı'dır.
'Türkiye'yi, Türkler'i sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak, anlamak zorundadır.' (1987)
Halit Refiğ
Kemal Tahir (1910-1973) İstanbul'da doğdu. Gazihasanpaşa Rüştiyesi'ni bitirip girdiği Galatasaray Lisesi'nin ikinci sınıfından ayrılarak öğrenimini yarıda bıraktı. Avukat kâtipliği, ambar muhasipliği, gazetecilik gibi işlerde çalıştı. 1938'de, Nâzım Hikmet'le birikte yargılandığı Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde 15 yıl hapse mahkûm edildi. On iki yıl Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde yattıktan sonra, 1950'de Genel Af Yasası uyarınca geri kalan cezası bağışlandı. 1955'den sonra yayımlamaya başladığı romanlarıyla edebiyatımızın önde gelen yazarları arasına katıldığı gibi, tarih konusundaki görüşleriyle düşün hayatımızı da etkiledi. 21 Nisan 1973'de bir kalp krizi sonucu İstanbul'da öldü
|
|
|
|
Piyano - (İstanbul, Mayıs 2003 Can Yayınları)
Yiğit Tahsin OKUR
İstanbul, Mayıs 2003 Can Yayınları
1945 yılında Atina·dan gemiyle getirilip Galata rıhtımına indirilen kuyruklu bir piyanoya güzel, gizemli bir kadın eşlik etmektedir: uluslararası üne sahip soprano Elvira de Hidalgo. O gün tesadüfen rıhtımda bulunan genç ve yakışıklı hukukçu Cevat, bir görüşte vurulduğu bu genç ve güzel kadının etkisinden bir türlü kurtulamayacak,Elvira ve piyanosu, onun yaşamından bir türlü çıkmayacaktır. Ancak roman, geçtiğimiz yüzyıl müzik dünyasının unutulmaz sesi Elvira de Hidalgo·nun, bu olağanüstü kadının belgeseli, gerçek yaşam öyküsü değildir. Elvira bu romanın esin kaynağıdır. Bir eliyle yaşamın sunduğu bütün hazlara sarılırken, öteki eliyle her türlü değeri bir kenara itebilen, babasından kalan serveti kolayca harcayan, müzik ve kadın düşmanı bir mirasyedi gencin hayatına girip çıkan kadınlar arasında unutulmaz bir yeri olacaktır Elvira ·nın. Romandaki kimi kişiler gibi Piyano da, gerçek yaşamdan alınma bir kahraman; romanda bambaşka bir yazgısı olsa da, İstanbul·un seçkin müzikseverlerinden birinin evinde hâlâ yaşamını sürdürüyor. Daha önceki roman ve öykülerinde olduğu gibi, yine ironik dili, ustaca harmanladığı geri dönüşümlerle bir dönemin siyasal ve toplumsal durumunu, olaylarını, romanın kurgusuna ustalıkla katan Yiğit Okur, 1945-80arası Türkiye·sini, 1960 devrimini, tek parti rejiminden çok partili döneme geçişi, Türkiye·nin savaş sonrası yıllarındaki toplumsal koşullarını o günlerin seçkin bir kesiminden insan manzaraları sunarak anlatıyor.
|
|
|