Bugün 22 Temmuz 2026 Çarşamba
İstatistik Almanak Foto Galeri Anılar Etkinlikler Kitap Kan Bankası İletişim
Devre Devrenizi girin.
Boş bırakırsanız tüm devre moderatörlerini listeler.
Hoşgeldiniz. Üye Girişi
Aramalar



kitap.Sultanî.com hocalar.Sultanî.com tambur.Sultanî.com Galatasaray Dergileri Arşivi
Kısa Yoldan
Şehitlerimiz
Mektepli Müdürlerimiz
GSD - Başkanlar
GSK - Mektepli Başkanlar
GEV Mütevelli
Yardımlaşma Vakfı Mütevelli
AGBD - Başkanlar

Üyelik İstatistikleri
Kan grupları

Mekteb-i Sultanî 13. Sınıf
Toplam Kayıt: 17525   Vefat: 4941   Devresi Belirsiz:273
Günlük Köşe Yazısı (Arşiv): 17919   Köşe Yazarı: 74
Kitap (Arşiv): 1133   Kitap Yazarı: 349   Foto (Arşiv): 4737   Kan Grubu: 5193

Galatasaray Lisesi Galatasaray Lisesi

İki Kitap      / Tüm Kitaplar      / Yeni Kitap

Haziran 1999, İstanbul İletişim Yayınları Onikiler - (Haziran 1999, İstanbul İletişim Yayınları)
Sermet Muhtar ALUS
Haziran 1999, İstanbul İletişim Yayınları

İstanbul aşığı Sermet Muhtar Alus’tan bir “şehir romanı”... 1935 yılında Cumhuriyet’te tefrika edildikten sonra arşivlerin tozlu raflarında unutulan bu kadri bilinmemiş eser, İletişim Yayınları tarafından günışığına çıkarılıyor. Sermet Muhtar, hem yazıp hem resimlediği bu güzel eserinde İkinci Abdülhamid sonrası İstanbul’unu, “o devrin eşi emsali bulunmaz kaldırım kabadayısı, Onikiler denilen haşerat güruhunun reisi ve elebaşısı Arap Abdullah’ın maceraları eşliğinde anlatıyor. Galata balozlarında içip dağıtmak, Çiçekçi’deki koltuklara bir kaçamak yapmak, Çukurçeşme’deki semai kahvelerinde mani atışmalarını izlemek, Ortaköy’deki yangın yerini seyretmek ister


2026 INFOROOM Antagonist Tanrı Teorisi - (2026 INFOROOM)
MURAT DEMİRCAN
2026 INFOROOM

Tanrı'yı Beyazperdede Öldürmek

Sanat bir yanılsama mıdır yoksa ezoterik ve gnostik sembolleri “derinlik” diye yutturan, imgelemi “gerçeklik” diye pazarlayan bir aldatmaca mı? Eğer öyleyse, sanat sadece göz boyamaktan ibarettir. Oysa biz bu kitap boyunca bambaşka bir hakikatin izini sürdük: Sanat, ruhu ölüme hazırlar.
Bu iddiaya karşı çıkacak olanlar, önce burada incelenen filmlerle hesaplaşmalıdır. Çünkü sanat ölümle yüzleşmek değilse, neden bu filmlerin merkezinde Tanrı vardır? Neden insanla Tanrı arasındaki çatışma, neden bilimin Tanrı’yı ikâme etme arzusu sinemanın kalbinde tekrar tekrar yankılanır? Eğer sanat başka bir şey olsaydı, bu filmler kendi varlıklarıyla kendi sözlerini yalanlamaz mıydı?
hocalar.sultani.com


Tasarım, programlama ve barındırma: Galatasaraylılar Derneği © 2026 Galatasaraylılar Derneği. Tüm hakları saklıdır.