Bugün 29 Nisan 2026 Çarşamba
İstatistik Almanak Foto Galeri Anılar Etkinlikler Kitap Kan Bankası İletişim
Devre Devrenizi girin.
Boş bırakırsanız tüm devre moderatörlerini listeler.
Hoşgeldiniz. Üye Girişi
Aramalar



kitap.Sultanî.com hocalar.Sultanî.com tambur.Sultanî.com Galatasaray Dergileri Arşivi
Kısa Yoldan
Şehitlerimiz
Mektepli Müdürlerimiz
GSD - Başkanlar
GSK - Mektepli Başkanlar
GEV Mütevelli
Yardımlaşma Vakfı Mütevelli
AGBD - Başkanlar

Üyelik İstatistikleri
Kan grupları

Mekteb-i Sultanî 13. Sınıf
Toplam Kayıt: 17390   Vefat: 4926   Devresi Belirsiz:273
Günlük Köşe Yazısı (Arşiv): 17919   Köşe Yazarı: 74
Kitap (Arşiv): 1130   Kitap Yazarı: 348   Foto (Arşiv): 4720   Kan Grubu: 5198

Galatasaray Lisesi Galatasaray Lisesi

İki Kitap      / Tüm Kitaplar      / Yeni Kitap

Ekim 2001 Doğan Kitap Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak - (Ekim 2001 Doğan Kitap)
Selim İleri
Ekim 2001 Doğan Kitap

Selim İleri, 2001 Orhan Kemal Roman Armağanı da kazanan bu romanını bir söyleşide şöyle anlatıyor: "'Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak'ı üçüncü ve son kez yazıyordum, yaz sonuydu. Attilâ İlhan ile konuşuyor, romanda gerçekleştirmek istediklerimi anlatıyordum. Attilâ Bey Malraux'nun şu sözünü söyledi: 'Her roman aslında bir otobiyografidir.' Birden çarpıldım ve sözü romanın başına koymaya karar verdim. Roman ve otobiyografi, özyaşamöyküsü sözcüklerinin yan yana gelişi, getirilişi çarptı beni. Romanı mutlak bir kurmaca diye görmek de mümkün ve zaten öyle. Gelgelelim kurmacada yazarın, romancının yaşam deneylerini, yaşam görüşünü, yaşamı algılayışını nereye kadar yadsıyabiliriz? Yani yazardan kurmacaya sürekli bir yansıma söz konusudur.
Yetiştiğim yıllarda bir 'kendini yazmak' tartışması sürüp giderdi. Ünlü eleştirmen Rauf Mutluay lise son sınıfta öğretmenimdi. Ona hayrandım, inanılmaz bir edebiyat öğretmeniydi. Hayatında tek satır edebî kitap okumamış kişilere bile edebiyatı sevdirebilecek nitelikte, incelikte bir öğretmendi. İşte o 'kendini yazmak' tartışmalarında Rauf Mutluay da önde gelen tartışmacılardandı. Bu konuda soruna olumsuz yaklaşıyordu Rauf Bey. O kadar ki Kafka ve 'Dönüşüm' bile güme gidebiliyordu. Büyük yazarların kendilerinden değil, tarihsel ve toplumsal perspektiften yola çıktıklarını söylüyordu. Kişisel geçmişin, kişisel yaşantının edebiyat eserine pek bir şey katamayacağı kanısındaydı. O sıralarda Ehrenburg'un 'Paris Düşerken'i, Şolohov'un 'Ve Durgun Akardı Don'u yeni yayımlanıyordu. Rauf Hoca'nın bu iki büyük romanı hararetle salık verdiğini hatırlıyorum. Bu eserleri büyük bir heyecanla da okuduğumu hatırlıyorum. Fakat her romanın bir anlamda otobiyografi olduğunu söyleyen Andre Malraux da o soy romancılardandır.
Belki de başka bir şeyi anlamamız gerekiyor: en bireyselinden en toplumsalına, roman, öykü, anlatı yazarın yaradılışının bilinçli bir ifadesidir."


mart 2004 Inkilap Kitabevi Aferin İyiydin, Bir Diplomatın Anıları - (mart 2004 Inkilap Kitabevi)
Yaman BAŞKUT
mart 2004 Inkilap Kitabevi

Yıl 1987, yani bundan yaklaşık on beş yıl öncesi bir Moskova gecesinde saat 24.00'e yaklaşıyor. Uyumaya hazırlanıyoruz. Telefon çalıyor. "Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Yuri Vorontsov, Türkiye Büyükelçiliği İşgüderi Başkut'u acele Bakanlığa çağırıyor" diyorlar. Vorontsov o tarihlerde yavaş yavaş çatırdamağa başlayan Sovyet İmparatorluğunun en yüksek bürokratik kalelerinden biri. "Randevu yarına kalamaz mı?" diye niyetleri test ediyorum. Cevap olumsuz... -------- Yaman Başkut, 1939 yılında İstanbul'da doğdu. Dışişleri Bakanlığı'nın çeşitli kademelerinde 43 yıl hizmet verdi. Yurt Dışında Diplomat olarak başlangıçta Paris ve Cezayir Büyükelçiliklerinde çalıştı, daha sonra Türkiye'nin Cenevre ve Moskova temsilciliklerinde müsteşar, Bükreş ve Tokyo'da büyükelçi olarak görev yaptı. Bu kitapta, onun özel yaşam öyküsünü değil, konulara profesyonel bakış açısını ve zengin meslek anılarını bulacaksınız.
hocalar.sultani.com


Tasarım, programlama ve barındırma: Galatasaraylılar Derneği © 2026 Galatasaraylılar Derneği. Tüm hakları saklıdır.