|
|
|
Türkiye’nin Kürt Sorunu - (İstanbul, Haziran 2004 Metis)
RUŞEN ÇAKIR
İstanbul, Haziran 2004 Metis
Irak'ta yaşanan son gelişmelerin ardından, en fazla Kürt nüfusuna sahip ülke olan Türkiye kendi topraklarındaki sorunu görmezden gelip komşusundaki Kürtlerin geleceğine doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil olmak istiyor. Bu nedenle, çok sesli bir kitabın Türkiye'nin kendi topraklarındaki Kürt Sorunu'nu tekrar gündeme getirme açısından önemli bir işlev gördüğünü düşünüyoruz.
Gazeteci Ruşen Çakır, çoğunluğu Kürt kökenli aydın, politikacı, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan yaklaşık 50 kişiyle görüştü. Konunun gerçek muhataplarıyla birlikte, AB uyum paketleriyle birlikte yaşanan gelişmelerden, Kuzey Irak'ın Kürtler için yeni cazibe merkezi olup olmadığına, PKK'nın (Kongra-Gel) geleceğinden eve dönüş yasasının neden işlemediğine kadar pek çok sorunun yanıtını aradı.
Kitapta ayrıca, Abdullah Öcalan'ın son bir yıl içinde avukatlarıyla yaptığı bazı görüşmelerin tutanakları, onlar aracılığıyla dışarıya ilettiği üç ayrı deklarasyonun önemli bölümleri, PKK içindeki tartışma ve ayrışmaların temel metinleri de yer alıyor.
Çakır'ın Vatan gazetesinde yayımlanan yazı dizisine gelen okur mektuplarından bir bölümü de, Kürt sorununa farklı bakışları daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
|
|
|
|
Çıkış Yolu - (Haziran 2008 Remzi Yayınevi)
Em. B.Elçi Onur ÖYMEN
Haziran 2008 Remzi Yayınevi
Çıkış Yolu, Onur Öymen’in Beşinci Kitabı. Önceki kitaplarında olduğu gibi, Çıkış Yolunda da Öymen, bir yandan yaptığı araştırmalara, bir yandan da deneyimlerine dayanarak dünyanın ve Türkiye’nin gerçekleri hakkında gözlemlerini ve değerlendirmelerini anlatıyor. Bu gerçeklerden biri, eskiden olduğu gibi bugün de uluslararası ilişkilerde dış baskıların bir dış politika aracı olarak kullanılması.
Evvelce bu, Şili ve diğer Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi askeri darbe yaptırarak yönetime el koymak veya İran’da Musaddık’ın devrilmesi olayında görüldüğü gibi, halk ayaklanması düzenleyerek Başbakanı devirmek şeklinde oluyordu. Bazen de büyük devletler, savaştan sonra İtalya’da yaptıkları gibi, seçimleri etkileyerek kendilerine yakın partilerin iktidar olmasını sağlıyorlardı.
Günümüzde daha çok IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar yoluyla ülkelerin iç ve dış politikalarını etkileme yoluna gidiliyor. Basın, sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerden de bu amaçla yararlanılmaya çalışılıyor. Avrupa Birliği de gerektiğinde bir baskı unsuru olarak kullanılıyor.
Irak’ta görüldüğü gibi, doğrudan müdahale yöntemiyle de devletlerin yönetimine el konulabiliyor. Büyük devletler din faktörünü veya etnik ayrılıkları da kendi çıkarları doğrultusunda kullanabiliyorlar.
Bu kitapta, iki yüzyıldan beri büyük devletlerin yaptıkları bu gibi müdahaleler örnekleriyle anlatılıyor ve dış baskılara direnerek ulusal bağımsızlığına kavuşabilen ülkelerin öyküsü dile getiriliyor. Osmanlı İmparatorluğunu tükenme noktasına getiren dış müdahalelerden sonra çıkış yolu arayan Atatürk’ün savunduğu ilkeler ve Türkiye’yi bağımsız, egemen ve çağdaş bir ülke haline getirmek için verdiği mücadele anlatılıyor.
|
|
|