|
|
|
Kadın Haklarının Gelişimi ve Sorunları - (İstanbul Arıkan Basım Yayın Dağıtım)
Hayri DOMANİÇ
İstanbul Arıkan Basım Yayın Dağıtım
İnsan yaratılışında günümüze kadar kadınların kocaları tarafından ezilegeldiği gözlenmiş ve her zaman ikrar edilmiş fakat 19. Asra kadar kadınları koruyan yasal düzenlemeler yapılamamıştır veya çok ölçülü kalmıştır.
Kadınların kocaları tarafından ezilmesinin en önemli sebepleri:
a) Tüm diğer canlılarda da olduğu gibi, erkeklerin kadınlardan birkaç kilo daha ağır ve fizikman daha kuvvetli yaratılmış olmasıdır. Daha kuvvetli erkek, gereğinde dövebildiği hatta öl-dürebildiği eşini sürekli baskı ve korku altında tutmuş, istisnalar dışında eşine, aile içinde dahi eşitlik ve söz hakkı tanımamıştır.
b) Kocanın ahlaki ve vicdani duygularla tanıyabileceği eş ve eşitlik hakları, ahlaki kuralın kötüye kullanılması nedeniyle gerçekleştirilmediği halde, genellikle erkeklerin idare ettiği devletler de kadınların eşlerine karşı korunması için kanunlar yapmamışlardır.
c) Üstün fizik kuvvetini kötüye kullanan eşlerle, erkeklerin temsil ettiği devletlerin koruyucu kanunlar yapmayı düşünmemesi nedeniyle kadınlar, milyonlarca yıl evvel doğduğu bilinen ilk insan ve aile birliklerinde kadın kocanın özel mülkü ve kölesi olarak yaşamıştır. Erkeklerin ilk mülk edindiği sopa, at, eşek, köpek gibi özel mallar arasında yer alan kadınlar, insanların yeryüzünde yaşamaya başlamasından milyonlarca yıl sonra kurulan ve İ.Ö. 753 yılında kurulduğu bilinen Roma Devletinde bile kadın eş ve kocanın JUSMANUS’u altındadır. Bunun manası koca karısını köle gibi başkalarına satma veya öldürme hakkına sahiptir. Kocanın öldürme hakkı eski Roma Hukukunda JUS VİTAE, yani hayat hakkı deyimi ile de ifade edilmiştir.
|
|
|
|
Türkiye'de Din Ve Siyaset - ( İletişim Yayıncılık)
Şerif Mardin
İletişim Yayıncılık
Toplumbilimci olarak Şerif Mardin'in özgün yanlarından biri, dinin Türkiye'deki toplumsal-kültürel varlığını, tarihi ve güncel siyasi arka planıyla birlikte kapsamlı biçimde tahlil eden çalışmalarıdır. Kemalist aydınlarca dışlanmasına yolaçan bu tutumu İslamcı çevrelerde referans alınmasını sağlamış ama dine soğukkanlı yaklaşımı nedeniyle bu çevreler de onu tam benimseyememişlerdir.
Türkiye'de düşünce tarihi, din ve siyaset sosyolojisine yaptığı önemli katkılar nedeniyle düşünce hayatımızın öndegelen isimlerinden biri olan Şerif Mardin, toplumumuzda yüzyılı aşkın bir süredir gündemde kalan din, modernleşme, Batılılaşma gibi olguları resmi yorumun da yerleşik muhalif söylemlerin de dışında kalarak, toplumsal zemin ve arka planlarıyla birlikte inceler. Mardin'in pozitivist Batı düşüncesinin Türkiye'de egemen görüşle birleşerek biçimlendirdiği "kabul edimliş" eğitim ve yönteme kapılmayışı, toplumsal değişim dinamiklerini genelgeçer kalıplara sokmayışı, resmi ideoloji ve Kemalist söylemin etkilerinden uzak kalışı, onu "Cumhuriyet aydınları"nın önemli bir kesiminden kalın çizgilerle ayırır ve bütün eserlerini toplumbilim dünyamızda ayrıcalıklı bir yere koymayı gerektirir.
|
|
|