|
|
|
Makro Mantarlar - (2021 Ginko)
Jilber Barutciyan
2021 Ginko
Mantar toplamak, bir tutkudur... Balıkçılık, avcılık tutkusu neyse, nasılsa, bu tutku da öyle... Hiçbir canlıya zarar vermeme farkıyla bir “bulma, yakalama” hali. Doğa ile iç içe olmanın bir yolu… Bir küme kuzugöbeği mantarı karşısında kalp atışlarını hızlandıran, adrenali yükselten bir spor...
Mantar merakı başladığında, gözler, “ah bir yağmur yağsa” diye, en ufak bir bulut parçasını arar hep. Hemen bütün meteoroloji kaynakları inceleme altına alınır. Mevsimlere ilişkin duygular tersine işlemeye başlar: Şu yaz bir bitse de mantara çıksak! Derken, eylül gelir; mail ve telefon trafiği artar... “Sizin orada yağdı mı?”, “Ormana baktınız mı bugün?”, “Ben yeni bir sepet aldım”, “Avrupa’dan bir kitap getirttim”, “Amcamların orada porçini çıkıyormuş.”...
İlk yağmurla beraber piknikçiler, yürüyüşçüler terk eder ormanı; meydan mantarcılara kalır. Yağmurluklu, şapkalı, kollarında sepet, yere bakarak yürüyen insanlar... Muhabbet ederken birbirlerinin yüzüne bakmamak olağan karşılanır bu ortamda. Aranan tür bulunduğunda, konuşulan konu her ne olursa olsun yarıda kesmek hiç ayıp değildir.
Türkiye'nin önde gelen mantar uzmanlarından Jilber Barutçiyan, on beş yıl süren arazi çalışmasının ardından özel bir tasarımla hazırladığı ikinci kitabı Makro Mantarlar ile mantar tutkusunu ve doğa ile iç içe olma halini okuyuculara da bulaştırıyor.
|
|
|
|
Cumhuriyetin İlk Yılı (29 Ekim 1923-29 Ekim 1924) - (16.06.2023 YKY)
Binnur Büyükertan
16.06.2023 YKY
29 Ekim 1923’te ilan edilen ve yüzüncü yaşını kutladığımız Cumhuriyet’in en yoğun yılı kuşkusuz ilk yılıdır. Yıllarca süren savaşlardan, salgın hastalıklardan, geçim sıkıntısından yorgun düşmüş bir halk... Siyasi tartışmalar, ekonomik sorunlar, nüfus mübadelesi, idari yapıdan eğitime, yargı sisteminden belediyelere kadar her alanda yapılan yenilikler, Anayasa’nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, laiklik yönünde yapılan köklü değişimler ve ülkenin yeniden inşa edilmesi... Tüm bunlar olurken bir yandan da günlük yaşam yeni kitapların yayımlanması, sinemalarda gösterilen filmler, tiyatro oyunları, konserler ve spor karşılaşmalarıyla devam eder. Bütün zorluklara karşın umut hep vardır, bayramlar da kutlanır, Hıdırellez’de mesire alanlarına da gidilir, balo salonlarında dans da edilir. Cumhuriyet’in ilk yılında, muhalif seslerin yanı sıra, Meclis’te mebusların, Gazi Paşa’yı karşılayan halkın, grevlerde işçilerin, genel afla salınan mahkûmların, valiliğe şikâyete giden kadın ve çocukların, kısaca her kesimden halkın ortak sloganı şudur: “Yaşasın Cumhuriyet!”
|
|
|