Bugün 15 Temmuz 2026 Çarşamba
İstatistik Almanak Foto Galeri Anılar Etkinlikler Kitap Kan Bankası İletişim
Devre Devrenizi girin.
Boş bırakırsanız tüm devre moderatörlerini listeler.
Hoşgeldiniz. Üye Girişi
Aramalar



kitap.Sultanî.com hocalar.Sultanî.com tambur.Sultanî.com Galatasaray Dergileri Arşivi
Kısa Yoldan
Şehitlerimiz
Mektepli Müdürlerimiz
GSD - Başkanlar
GSK - Mektepli Başkanlar
GEV Mütevelli
Yardımlaşma Vakfı Mütevelli
AGBD - Başkanlar

Üyelik İstatistikleri
Kan grupları

Mekteb-i Sultanî 13. Sınıf
Toplam Kayıt: 17525   Vefat: 4939   Devresi Belirsiz:273
Günlük Köşe Yazısı (Arşiv): 17919   Köşe Yazarı: 74
Kitap (Arşiv): 1133   Kitap Yazarı: 349   Foto (Arşiv): 4737   Kan Grubu: 5193

Galatasaray Lisesi Galatasaray Lisesi

İki Kitap      / Tüm Kitaplar      / Yeni Kitap

1998, İstanbul İnkılap Kitabevi Tarihin Saklanan Yüzü - (1998, İstanbul İnkılap Kitabevi)
Çetin ALTAN
1998, İstanbul İnkılap Kitabevi

Biz Türk cumhuriyetçileri, Osmanlı tarihinin boşluklarını, karanlıklarını, bilinmezlerini ve şimdiye dek kalıplaştırılmış abartmalı yakıştırmalarla şişirme yorumlarını, soylu bir akıcılığın, objektif bir bilimselliğin ve sağlıklı bir 'doğruyu arama merakının' beyinsel ve evrensel terazisi içine oturtamadık.

Osmanlı hanedanının kulları, zaten bunu yapamazlardı.

Kullar, efendilerinin tarihini ya onlara yaranmak, ya kendi kulluklarının önemini cilalayıp parlatmak için, efendilerinin olağanüstü kişiler olduklarını göstermek duygusuyla yazarlar.

Cumhuriyet dönemi ise silah gücünden çok, insanın fizik gücüne dayalı bir savunma düzenine bağımlı kaldığından, Osmanlı tarihini hamaset körüklerini çalıştıran bir propaganda aracı olarak kullanmayı yeğledi ve tarihin tekrar tekrar değerlendirilip tekrar tekrar yorumlanma gereğini resmi bir görüşün çerçevesi içinde dondurdu...

Böylece doğruları daha çok arama özgürlüğünün yerini kafadan atma bir böbürlenmecilik aldı ve bu böbürlenmecilik de kuşaktan kuşağa büsbütün dogmalaştı.

Geçmişimizdeki insan ilişkileri üstüne sanat alanında değişik çeşitlemeler yapma ve bunları insanlığın evrensel serüvenlerine armağan edebilme olanakları kısırlaşıp bücürleşti.

İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı adlı kitapçıkta aynı ailenin kendi çevresindeki üst düzey kullara ne kadar acımasız ve ölümcül davrandığının profilini çizmeye çalıştık...

Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar'da ise Osmanlı hanedanının kendi ailesi içindeki bitip tükenmeyen kanlı ve anarşik iktidar kavgalarının bir profilini çizmeye çalıştık.

Her iki kitap da Osmanlı ailesinin şimdiye dek su yüzüne çıkarılmak istenmemiş siyasal cinayetlerinin insanı dehşete düşüren kanlı bir antolojisidir.

Dondurulmuş ve çarpıtılmış bir tarih dogmatizmiyle insan aklının ortaklaşa yarattığı evrensel ve görkemsel sanat ve bilim kubbelerinden hiçbirine merdiven kurulamaz.

(Arka Kapak)


1963 MEB Devlet Adamı Atatürk - (1963 MEB)
Turhan FEYZİOĞLU
1963 MEB

Gönüllerde Atatürk... Dillerde Atatüı1k... Kalemlerin ucunda Atatürk. Herkes, her devirden daha çok, O'na ve eserine bağlılık iddiasında. Her siyaset akımı, her aydınlar topluluğu ondan ilham aldığını söylüyor... Hakikatte, büyük kurtarıcının Türk ulusu ve Türk ülkesi için düşündükleri ile bağdaşması imkânsız, çoğu zaman birbirine zıt görüşlerin Atatürkçülük adı altında savunulduğunu da görüyoruz. Aşırı sağdan, aşırı sola kadar, Atatürk'ten yana görünmeyen veya O'nun siperine sığınmayan kimse yok. Atatürk gibi, bir doktrin kurmağa çalışmaktan çok, bir vatan kurmağa çalışmış; düşüncelerini parça parça ve ancak tatbik sırası geldikçe açıklamış bir devlet adamının sözlerini ve yazılarını, onun gerçekliklerinden çok uzak bazı görüşleri savunmak için kullanmak daima mümkündür. Şüphesiz, Atatürkçülüğe bağlanan değişlik tefsir gayretleri, Atatürk'ün zaman geçtikçe daha kesin hatlarla beliren ve büyüklüğü daha iyi anlaşılan şahsiyetine ve eserine en küçük ölçüde gölge düşürmez. Atatürk'ü iyi tahlil ederek, O'nun hayatına ve hamlelerine hâkim olan temel görüş ve inanışları açıkça kavramağa çalışırsak, yanlış anlamalardan kolayca kurtulabiliriz. Atatürk'e gerçekten bağlı olanların ona karşı borçlarının başında, gerçek Atatürkçülüğü daha iyi kavramağa ve kavratmağa çalışmak gelir. 1956 yılında, Türk toplumu için zamanla gördüğüm bazı ters gidişler karşısında, "Hakikat ve Samimiyet İhtiyacı" başlığını taşıyan bir yazı yayınlamıştım. Bu yazıda, batı âlemi kör taassubun esiri iken hoşgörürlüğün ve hür düşüncenin hüküm sürdüğü Türk-İslam âleminin üstün seviyesini, tarihimizin şanlı sayfalarını hatırlatmış ve sonradan, 270 yıl matbaayı yurda sokmayan cehaletin elinde ne hallere düştüğümüzü belirterek şöyle demiştim: "Gerileyişimizin sebepleri üzerinde çok durulmuş…'
hocalar.sultani.com


Tasarım, programlama ve barındırma: Galatasaraylılar Derneği © 2026 Galatasaraylılar Derneği. Tüm hakları saklıdır.