Bugün 5 Eylül 2026 Cumartesi
İstatistik Almanak Foto Galeri Anılar Etkinlikler Kitap Kan Bankası İletişim
Devre Devrenizi girin.
Boş bırakırsanız tüm devre moderatörlerini listeler.
Hoşgeldiniz. Üye Girişi
Aramalar



kitap.Sultanî.com hocalar.Sultanî.com tambur.Sultanî.com Galatasaray Dergileri Arşivi
Kısa Yoldan
Şehitlerimiz
Mektepli Müdürlerimiz
GSD - Başkanlar
GSK - Mektepli Başkanlar
GEV Mütevelli
Yardımlaşma Vakfı Mütevelli
AGBD - Başkanlar

Üyelik İstatistikleri
Kan grupları

Mekteb-i Sultanî 13. Sınıf
Toplam Kayıt: 17526   Vefat: 4953   Devresi Belirsiz:273
Günlük Köşe Yazısı (Arşiv): 17919   Köşe Yazarı: 74
Kitap (Arşiv): 1133   Kitap Yazarı: 349   Foto (Arşiv): 4750   Kan Grubu: 5189

Galatasaray Lisesi Galatasaray Lisesi

İki Kitap      / Tüm Kitaplar      / Yeni Kitap

 Yapı Kredi Yayınları Ritüelden Drama / Kerbelâ - Muharrem - Ta´ziye - ( Yapı Kredi Yayınları)
Metin Tevfik AND
Yapı Kredi Yayınları

       
 İslâm âleminde, Hz. Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı Hz. Alî ile başlayıp onun büyük oğulları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ve onların çocuk ve torunlarıyla devam eden On İki İmâm'a büyük saygı gösterilir, siyasal kavgalar sırasında başlarına gelen acı olaylar için üzüntü duyulur.
Bu saygı ve üzüntü, Şiî Müslümanlarda Muharrem ayının ilk on ya da oniki gününde yas orucuna ve buna bağlı olarak yas törenlerine ve özünde böyle bir amacı olmamakla birlikte, araştırmacıların konuları, sunuluş biçimleri ve varılan sonuç bakımından bir tür halk tiyatrosu niteliği buldukları "ta´ziye" gösterilerine dönüşür.
Metin And'ın ta´ziye gösterilerini Türkiye'de ilk kez ele alan ve tiyatro tarihine yeni bir katkı sayılabilecek olan bu kitabı, konusunun ilginçliği, uygulanan karşılaştırmalı araştırma yöntemiyle vardığı sonuçlar açısından toplumsal tarih, halkbilimi, gösterim sanatları, edebiyat tarihi başta olmak üzere birçok dalda çalışma yapanları ve kültür tarihi meraklılarını çok yakından ilgilendiriyor.
Birçoğu ilk kez görülecek olan yüz yirmi beş fotoğraf, gravür ve minyatür içeren Albüm ise kitabı bütünleyen bir görsel şölen...
Dinlerin, dillerin, kültürlerin ve bunlara ilişkin her türlü sanat dalının kaynaştığı bir bölgede; Arap Yarımadasında, Suriye, Irak, İran, Anadolu, Kafkasya, Orta Asya ve Hindistan ile Kuzey Afrika'da daha doğrusu her Müslümanın yüreğinde bin üçyüz yıldır kanayan derin bir yara vardır: Kerbelâ olayları.
Hz. Muhammed'in soyundan gelenlerle (Ehl-i Beyt) Emevîler (Ümeyye Oğulları) arasındaki siyasal kavganın Kerbelâ'da bir dizi kanlı olayla son bulması, İslâm dünyasındaki ilk köklü farklılaşmanın keskinlik kazanmaya başlaması anlamına da gelir.
Tiyatro tarihimizde, el attığı her konu ve dönem için, ufuk açıcı araştırmalar ortaya koyan Metin And, Kerbelâ olaylarının yıldönümlerinde gerçekleştirilen yas törenlerinden doğan tiyatroya, daha doğrusu "ta´ziye" adıyla genelleşen bu dinsel uygulamalara, açıklanabilir bir coğrafyada, anlaşılabilir kökler oluşturuyor. Bunları daha önce fark ederek araştırma konusuna dönüştüren Batılı ve Doğulu bilim adamlarının yolundan giden And, tarihsel gerçeklerin dinsel geleneklerde yaşatıldığı boyutu, dinsel inançlardan sanata dönüşen uygulamaları, bunlarda gizlenmiş olarak yaşayan tiyatronun evrensel öğelerini büyükten küçüğe teker teker bularak gözler önüne seriyor.
Başta Hz. Alî olmak üzere, onun büyük oğlu İmâm Hasan ve özellikle İmâm Hüseyin ve onların soyundan gelen erkek ve kadınlar bu geleneğin İslâm cephesindeki önemli halkalarında sayılırlar. Eski Anadolu, Arap Yarımadası, Afrika ve İran gelenek ve inançlarından, Diyonisos, Tammuz, Adonis, İris, Siyâvuş için düzenlenen yas törenlerinden "ta´ziye"yi biçimlendiren öğeler bulup çıkarmak ancak böyle çok yönlü bir bakış ve karşılaştırma ile mümkün olabilmektedir. Ritüelden Drama, böyle bir çabanın ürünü. 


1953 Tarihi Türk Güreşleri - (1953 )
Eşref Şefik ATABEY
1953

Güreşin Türklerde milli bir spor olduğu, yalnız rivayetlerle değil, tarihi kayıtlarla da sabittir. Büyük bir devletin temelini Anadolu yakasında atan Türklerin, askerliklerini beden hareketleriyle kuvvetlendirdiklerini, bu idmanlar arasında güreşin mühim bir mevki işgal ettiğini, İstanbul'u alır almaz burada da pehlivanlık tekkeleri açtıklarım biliyoruz. Zeyrek'teki pehlivanlar tekkesi, bunun hala ayakta duran bir misalidir. Memleketin her tarafına çırak yetiştirmek üzere salınan pehlivanların yazıldıkları defterlerden bir kısmı, Topkapı Müzesi arşivindedir. Gene aynı müzenin arşivlerinde mevcut padişahların hususi hazinelerinden dağıttıkları ihsanların kaydolunduğu defterlerden, bayram günlerinde tertiplenen büyük güreşlerin galiplerine verilmiş bahşişleri ve o bahşişleri hak eden pehlivanların isimlerini öğrenmek mümkündür. Fatih devrinden bu yana, İstanbul'da, muntazaman tertiplenmiş güreşlerin sırasıyla Eskisaray içinde, Gülhane'de ve yazları Yalı Kasrında ve diğer kasırların çimenliklerinde yapıldığını, ceb'i hümayundan verilen ihsanların yazıldığı vesikalardan anlaşılıyor. İstanbul'un nüfusu artıp mesireleri de çoğaldıkça, büyük güreşlerin Veliefendi çayırında, Okmeydanı'nda, Kâğıthane'de de yapıldığı, hatta bu gibi güreşlerde yekdiğerleriyle eşleşen pehlivanlardan hangisinin galip, hangisinin mağlup olduğunu ve aldıkları bahşişlerin miktarını kuruşuna kadar gösteren tarihi el yazması eserler Topkapı Sarayında muhafaza olunmaktadır. İstanbul'daki pehlivanlar tekkesinden başka, ecdadın Rumeli yakasına geçmeden evvel de pehlivap1ığı teşkilatlandırdığı ve pehlivanlığa kendilerini vakfetmiş olanların pehlivan bölükleri namıyla Yeniçeri bölüklerinden daha imtiyazlı bölükler teşmil ettiklerini İkinci Bayezid'e verilmiş bir arzuhalde, (eskiden beri olduğu üzere) pehlivan bölüklerine daha iyi bakılmasının istirham edilmesinden anlıyoruz.
hocalar.sultani.com


Tasarım, programlama ve barındırma: Galatasaraylılar Derneği © 2026 Galatasaraylılar Derneği. Tüm hakları saklıdır.